BASINDA BİZ

    Tarafsız Bölge - 16 Şubat 2015

 

Erkekler eşitlik için 'yanınızdayız' diyor

 

Sanat ve iş dünyasından 40 erkek, bir kadının başkanlığında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve her türlü cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele etmek için Yanındayız Derneği’ni kurdu.

Yanındayız Derneği, Kurucu Başkanı kadın, kurucu üyelerinin tamamı erkeklerden oluşan bir dernek. Hedefi; cinsiyet eşitsizliğine ve cinsiyete dayalı ayrımcılığa neden olan her türlü engel ve önyargıyla mücadele etmek. Hedef kitlesi ise erkekler.

Bu anlamda Türkiye’deki ilk, dünyadaki sayılı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Yanındayız Derneği, Türkiye’de tam eşitlik sağlanması amacıyla erkeklerle birlikte, erkekleri hedef alan çalışmalar yapacak, özellikle erkeklerde zihniyet ve davranış değişimi yaratmaya odaklanacak. Çünkü Yanındayız Derneği Başkanı Nur Ger’in dediği gibi, erkekleri işin içine dahil etmeden, toplumsal cinsiyet eşitliği mümkün olmayacak.

Erkekler sesini yükseltiyor

Nur Ger, bu ülkenin kadınlarının; kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde yalnız bırakılmaktan haklı olarak şikayet ettiklerini hatırlatırken, “Artık bu durum değişiyor, cinsiyet eşitliği için ayağa kalkan, sesini yükselten, ‘yanınızdayız’ diyen erkekler var. Ağırlıklı olarak erkekler tarafından kurulan Yanındayız Derneği’nin hedef kitlesi erkekler, değişimin erkeklerden başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yoldaki eşiği erkekler olmasaydı çok daha zor atlatırdık diye düşünüyorum. Aslında mesele yaratan erkekler ellerini taşın altına koyup, bir arada olmadıkları zaman çözüm olmayacağını düşündüğümüz için, erkeklerden erkeklere diyoruz” diyor.

Önce zihniyet sonra davranış değişikliği

40 erkeği, toplumsal cinsiyet eşitliği adına çalışmak için bir dernek altında toplayan Nur Ger, “Amacımız, istisnasız bütün kadın ve erkeklerin eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu bir ülkede ve toplumda yan yana yaşamak, bunun için mücadele etmek. Ailede, ekonomide ve toplumda karar vericilerin, yasa koruyucuların ağırlıklı erkekler olmasından dolayı değişimin erkeklerden başlaması şart diye düşünüyoruz. Evrensel insan hakları anlayışı çerçevesinde Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için önce zihniyet sonra davranış değişikliğine ulaşmayı istiyoruz” yorumlarını yapıyor.

Yanındayız Derneği’nin kurucu üyeleri de, derneğin tanıtım kampanyası için hazırlanan kısa filmde, şu mesajı veriyorlar: “Toplumsal dönüşümün kilidi kadın meselesidir. Ailede, işte, dışarıda şiddetin her türlüsü sona erene kadar; eğitimde cinsiyet eşitliği sağlanıncaya kadar; hayatlarını özgürce yaşayabilmeleri için; cinsiyete dayalı ayrımcılığa neden olan her türlü engelle mücadele etmek için; işe alım ve terfilerde cinsiyet eşitliğinin sağlanması için; dilde cinsiyet ayrımcılığının bitmesi için; siyasette eşit temsil edilmeleri için; ev sorumluluğunu paylaşmak için; ekonominin her alanında etkin ve aktif rol almaları için, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde kadınların yanındayız!”

Eğitimden eve her alanda eşitlik

Her alanda eşitlik diyen Yanındayız Derneği, toplumsal cinsiyet eşitliği için altı farklı alanda çalışmalar yapmayı, bu alanlarda yapılan çalışmalara destek vermeyi hedefliyor;

1. Kadına ve çocuğuna yönelik şiddetin sonlandırılması: İnsan yaşamı ve onurunun temel hak olduğundan hareketle kadına ve çocuğuna yönelik bedensel, ruhsal, toplumsal ve ekonomik şiddetin son bulması;

2. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği farkındalığının artırılması: Yasalardan okul kitaplarına ve kitle iletişimine dek kullanılan dilin toplumsal cinsiyet ayrımcılığını teşvik eden unsurlardan arındırılması, eşitlikçi ve adil bir dil geliştirilmesi;

3. Kadınların karar alma süreçlerine katılımının artırılması: Başta Medeni Kanun olmak üzere kadınların yasal kazanımlarının geliştirilmesinin yanı sıra, kadınların hiçbir ayrımcılıkla karşı karşıya kalmadan, siyasal, toplumsal ve ekonomik hayattaki tüm karar alma süreçlerinde yer alması, kadın milletvekili, bakan, yönetici oranlarının yüzde 50’ye çıkarılması;

4. Eğitimde cinsiyet ve fırsat eşitliği: Kız çocukları ve kadınların eğitimin her tür ve kademesine fazladan emek ve bedel gerekmeden katılması, okuma yazma bilmeyen ve ilköğretimi tamamlamamış kadın sayısının sıfıra düşürülmesi, engellerin ortadan kaldırılması;

5. Ev emeğinde ortaklık: Ev emeğinin, çocuk yetiştirme ve yaşlı bakımının kadın ve erkeğin ortak sorumluluğu haline getirilmesi için, özellikle erkekleri hedefleyerek farkındalık oluşturacak kampanyalar, projeler üretilmesi;

6. İş hayatında daha çok kadın: Kadınların iş hayatının, ekonominin her alanına etkin katılımı, kadın istihdamının yükseltilmesi, kadınların orta ve üst düzey yönetim kademelerine, karar süreçlerine erişimleri önündeki “cam tavan” engelinin kalkması, eşit işe eşit ücret uygulamasının yaygınlaşması, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi.

Kadın başkan, erkek üyeler

Nur Ger’in Kurucu Başkanlığı’nı üstlendiği Yanındayız Derneği’nin 40 kurucu üyesinin tamamı erkeklerden oluşuyor. Danışma Kurulu’nın tamamı ise kadın. Kurucu üyeler: Agah Uğur, Ahmet Dördüncü, Ahmet Ümit, Arda Batu, Ata Selçuk, Bekir Ağırdır, Bernard Arkas, Burhan Karaçam, Bülent Gürcan, Cevdet Mercan, Cüneyt Yavuz, Doç. Dr. Can Ger, Dr. Alper Hasanoğlu,Dr. Bahadır Kaleağası, Dr. Bülent Atuk, Dr. Erkan Tozluyurt, Dr. Güven Sak, Ferhat Boratav, Gökhan Öğüt, Gönenç Gürkaynak, Görgün Taner, Hakan Güldağ, Laki Vingas, Mehmet Nane, Mert Fırat, Murat Yeşildere, Murat Yetkin, Necati Özkan, Okan Yılmazer, Prof. Dr. Bülent Bayraktar, Sami Kariyo, Selçuk Pehlivanoğlu, Sinan Altun, Soli Özel, Şükrü Ünlütürk, Tamer Saka, Tolga Egemen, Uğur Gürses, Yekta Kopan, Yetik Kadri Mert. Danışma Kurulu: Canan Güllü, Emel Armutçu, Fatma Çiğdem Aydın, Leyla Navaro, Meral Tamer, Müjgan Suver, Nazan Moroğlu, Sanem Oktar, Şule Yüksel, Tijen Mergen, Ümit Boyner.

 
Kaynak: https://www.dunya.com/kose-yazisi/erkekler-esitlik-icin-yaninizdayiz-diyor/428540

40 erkek 'kadın hakları' için dernek kurdu

 

 
 

 

Gül KABA-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA) - TÜRKİYE'DE ilk defa sanat ve iş dünyasından 40 erkek, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve her türlü cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele etmek için 'Yanındayız Derneği'ni kurdu.

 

Evrensel insan hakları anlayışıyla Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için zihniyet ve davranış değişikliğini yaratmayı hedefleyen Yanındayız Derneği'nin tanıtım toplantısı İstanbul'da yapıldı.

 

Kurucu başkanı kadın,  kurucu üyelerinin tamamı erkeklerden oluşan dernek, Türkiye'de tam eşitlik sağlanması için erkekleri hedef alan çalışmalar yaparak toplumsal cinsiyet eşitliğindeki dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor.

 

Başkanlığını toplumsal cinsiyet eşitliği savunucusu Nur Ger'in yaptığı derneğin kurucu üyeleri şöyle;

"Agah Uğur, Ahmet Dördüncü, Ahmet Ümit, Arda Batu, Ata Selçuk, Bekir Ağırdır, Bernard Arkas, Burhan Karaçam, Bülent Gürcan, Cevdet Mercan, Cüneyt Yavuz, Doç. Dr. Can Ger, Dr. Alper Hasanoğlu,Dr. Bahadır Kaleağası, Dr. Bülent Atuk, Dr. Erkan Tozluyurt, Dr. Güven Sak, Ferhat Boratav, Gökhan Öğüt, Gönenç Gürkaynak, Görgün Taner, Hakan Güldağ, Laki Vingas, Mehmet Nane, Mert Fırat, Murat Yeşildere, Murat Yetkin, Necati Özkan, Okan Yılmazer, Prof. Dr. Bülent Bayraktar, Sami Kariyo, Selçuk Pehlivanoğlu, Sinan Altun, Soli Özel, Şükrü Ünlütürk, Tamer Saka, Tolga Egemen, Uğur Gürses, Yekta Kopan, Yetik Kadri Mert"

 

Derneğin Danışma Kurulu ise, Canan Güllü, Emel Armutçu, Fatma Çiğdem Aydın, Leyla Navaro, Meral Tamer, Müjgan Suver, Nazan Moroğlu, Sanem Oktar, Şule Yüksel, Tijen Mergen ve Ümit Boyner'den oluşuyor.

 

ARTIK 'YANINDAYIZ' DİYEN ERKEKLER VAR

 

Tanıtım toplantısında derneğin kuruluş hikayesini ve hedeflerini anlatan Nur Ger, "Yıllarca bu ülkenin kadınları, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde yalnız bırakılmaktan haklı olarak şikayet etti. Artık bu durum değişiyor, cinsiyet eşitliği için ayağa kalkan, sesini yükselten, 'yanınızdayız' diyen erkekler var. Ağırlıklı olarak erkekler tarafından kurulan Yanındayız Derneği bugün Türkiye ile tanışıyor. Bizlerin hedef kitlesi erkekler, değişimin erkeklerden başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yoldaki eşiği erkekler olmasaydı çok daha zor atlatırdık diye düşünüyorum. Aslında mesele yaratan erkeler ellerini taşın altına koyup, bir arada olmadıkları zaman çözüm olmayacağını düşündüğümüz için erkeklerden erkeklere diyoruz" dedi.

 

"CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİN SEBEBİ ERKEKLER"

 

Akkök Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Ahmet C. Dördüncü ise, " Türkiye toplumunda cinsiyet eşitliğin olmazsa olmaz olduğunu düşünüyorum. Bu konuda birtakım çalışmalar yapmayı borç biliyorum. Bence eğitimden kaynaklanan çok önemli sorunlar var. Derneğimiz öncelikle şiddete karşıtlık söz konusu. Ama yapılacak çok iş var. Toplumdaki cinsiyet eşitsizliğinin sebebi erkekler, o yüzden önce kendimizi düzeltmeliyiz, eğitmeliyiz" ifadelerini kullandı.

 

"ÖNCE BİZ DEĞİŞMELİYİZ"

Gazeteci Murat Yetkin ise, "Bizim çabamızdaki hedef hemcinslerimiz, değişmeliyiz ki toplum da daha eşitlikçi bir yere gitsin. Yasa değişmeden kafa değişmez. Şiddetin bence üç şekli var, ilki fiziksel şiddet, ikincisi ne kamu da ne özel sektörde yönetici konumlara kadınları getirmeme bu da şiddet türüdür. Üçüncüsü de bu şiddete sessiz kalmaktır. İşte biz bu yüzden 'sessiz kalmayalım, yanındayız' dedik. Olay budur" diye konuştu.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/istanbul/merkez/40-erkek-kadin-haklari-icin-dernek-kurdu-40967428


 

8 Mart 2014 Basın Duyurusu

 

 

 5 Mart 2014  tarihinde  TUİK 2013  istatistiklerle Kadın raporunu açıkladı.

 

TUİK:

İşgücüne katılımda kadınların oranı erkeklerin oranının üçte biridir

Üst düzey kadın yönetici oranı %9,3 oldu.

 

İşgücünde olmayan kadınların doğum sayısı daha fazladır. Nüfus ve Konut Araştırması sonuçlarına göre 2011 yılında, işgücündeki kadınların %35,6’sı, işgücünde olmayan kadınların %52,8’i  3 ve daha fazla çocuk doğurmuştur.

 

TKDF:

2023 için Türkiye’nin kadın işgücüne katılım oranı hedefi %35 iken, üyesi olmayı hedeflediğimiz Avrupa Birliği’nin 2020 yılı kadın istihdam hedefi %75’tir. Neredeyse dört kadından sadece birinin istihdamda olduğunu dikkate almadan sadece üst yönetimde kadın temsili yetini artırmaya odaklanan çabaların etkileri sınırlı olacağına 

 

TUİK:

Türkiye nüfusunu 2013 yılında (76 667 864) %49,8’ini kadın nüfus (38 194 504) ve %50,2’sini erkek nüfus (38 473 360) oluşturdu. Kadın nüfus belli yaş gruplarına göre incelendiğinde, 

 

Kadın nüfusun 

%24’ünü 0-14 yaş grubu,

 %5’ini 15-17 yaş grubu, 

%11,3’ünü 18-24 yaş grubu,

 %31’ini 25-44 yaş grubu, %20’sini 45-64 yaş grubu, 

%7,9’unu 65-84 yaş grubu ve 

%0,8’ini ise 85 ve daha yukarı yaştaki nüfus oluşturmaktadır.

 

Eğitim düzeyleri düşük olan kadınlarda doğum sayısı fazladır.

 

TKDF:

Hükümetin nüfus politikası  çocuk sayısını  4’e çıkara dursun, Devlet hastanelerinde sayısal kod girişi nedeniyle tamamen yasak olan kürtaj kadınları  kocakarı yöntemlerine muhtaç bırakarak hayat kayıplarına yol açıyor  

 

TUİK:

Türkiye’de ebeveyn izni olmadan evlenmede yasal alt sınır kadınlarda ve erkeklerde 18 yaş, ebeveyn izni ve mahkeme kararıyla evlenmede yasal alt sınır ise kadınlarda ve erkeklerde 16 yaştır. Evlenmede yasal alt yaş sınırı ülkelere göre incelendiğinde; ebeveyn izni olmadan evlenmede en düşük yasal alt sınır kadınlarda ve erkeklerde 12 yaş ile Venezüela’da, en yüksek yasal alt sınır ise kadınlarda 21 yaş ile Bostvana, Mısır, erkeklerde ise 22 yaş ile Çin’de görülmektedir.

 

TKDF:

Erken evlilikler sorununun yol açtığı felaketleri tek yönlü olarak değil bireyin ruh ve beden sağlığı ve toplumun geleceği açısından yasal bir norma koyma gerekliliğini savunuyoruz. Bu nedenle de Federasyon olarak diğer bir yansıması olan Ensest sorununu dile getiriyoruz

Kadınlar siyasi alanda erkeklere göre daha az yer almaktadır

 

 

TUİK:

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın milletvekili oranı 1935 yılında %4,5 iken, 2013 yılında bu oran %14,4'e yükselmiştir. Türkiye'de 2013 yılında kadın bakan sayısı 1 olup, kabine içindeki kadın bakan oranı olarak %4’e denk gelmektedir. Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında, bu oranın en yüksek olduğu ülkelerin %52,6 ile Norveç ve %52,2 ile İsveç olduğu görülmektedir.

 

 

TKDF:

30 Mart 2014 tarihinde yapılacak yerel yönetim seçimleri için kesin listelere bilgi edinme kanunu olduğu halde ulaşılamadığından sizlere sayı veremiyoruz. Ancak basına yansıyan verilerden 2 büyükşehir için kadın aday olduğunu biliyoruz 81 il içinde 

 

TUİK verilerinin yanı sıra Dünya Ekonomi Forumu’nun 2013 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nun verilerine göre “Türkiye kadınların işgücüne katılım oranında 136 ülke arasında 123 üncü sırada yer alıyor. Türkiye, aynı raporun iş yaşamında fırsat eşitliği alanında 127, eğitimde 104, siyasi katılımda ise 103'üncü sırada, yani hemen her başlıkta listenin en sonlarında yer alıyor.

 

Yine 2014 yılı Ocak ayından bu yana öldürülen ,    erkek şiddetine  uğrayan kadın sayısını yazmayacağız. Çünkü şimdi bir yerlerde bir kadın daha öldürülüyordur ya da şiddete uğruyordur. 

 

Artık dur demeliyiz 

 

Hep birlikte kadın katliamına yok saymaya ötekileştiremeye, sosyal alandan koparmaya ve ikincilleştirmeye tacize, tecavüze, iş yaşamında mobinge ve cam tavan sendromuna , erken evliliğe  ve Enseste .

 

ARTIK DUR DEMELİYİZ HEP BİRLİKTE.

 

atakoy escort istanbul escort

 TTB: Hadımın önünün açılmasına karşıyız

Son Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, çocuk istismarına ilişkin yasa çalışmalarında sona gelindiğini söyledi. Bozdağ, “Çalışma bitti, kararlar verildi. İçerikle ilgili şu anda detay vermeyelim. Cezaların artırılması, caydırıcılık bakımından son derece önemli. Bu konuda adımlar atılıyor” açıklamasını yaptı. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağise yasa taslağını uzmanlarla incelediklerini, CHP ve MHP grup başkan vekilleri aracılığıyla partileri de bilgilendirdiklerini söyledi. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, yapım sürecinin dahi beklentileri karşılamadığı bir yasanın gerçek çözümler içereceğine ilişkin kaygıları olduğunu söyledi.

T24'ün aktardığı habere göre Güllü, hükümet kadar muhalefetin de yasa bu süreci kamuoyu bilgisinden uzak yürütülmesinde eleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Bu kendin pişir kendin ye, kendin çal kendin oyna yasasıdır” diyen Güllü, “Sivil toplumun görüşü alınmadan, sadece kimyasal hadıma, sadece 12 yaş konusuna yönelik düzenlemeler çocuk istismarının vahametini bilmemektir. Hadi hükümet kimseye fikrini sormuyor ama muhalefet de kimseden fikir almıyor, bizi MHP’si de CHP’si de hiç aramadı. Onlar da kendi bildikleri yoldan gidiyorlarsa zaten bu siyasetten umut beklememek gerekir. Eğer gerçekten bir çözüm üretilmek isteniyorsa kafa kafaya verip gerekirse uyumadan bizim tecrübe edindiğimiz yöntemleri de paylaşarak çözüm bulmamız gerekir.”

"Siyasal iktidarların seçmenlerinden gelen talepleri süzgeçten geçirmesi gerekirdi"

TTB daha önce de hükümet tarafından yönetmelikle düzenlenmek istenen kimyasal hadım, kastrasyon uygulamasını iptal için Danıştaya götürmüş ve itiraz Danıştay tarafından kabul edilmişti. Yeni yasada da kimyasal hadım düzenlemesinin yer alması bekleniyor. “Bize herhangi bir biçimde fikir sorulmadı” diyen TTB Merkez Konsey Üyesi Selma Güngör, son olarak Kanuni Sultan Süleyman Hastanesinde ortaya çıkan 115 hamile çocuk skandalına ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile görüşme talepleri olduğunu ancak İl Sağlık Müdürlüğünün randevuyu iptal ettiğini açıkladı ve “Görüş iletmek için yaptığımız girişimler de engelleniyor” dedi.

Güngör TTB’nin görüşlerinin alınmasının önemli olduğunu, çünkü şiddet ve istismar durumlarında hem şiddetin ortaya çıkardığı fiziksel ve psikolojik etkiler hem de tedavi nedeniyle bu sürecin sağlık çalışanlarını da çok ilgilendirdiğini söyledi. Güngör “Konuya bilimsel, nesnel ve kendi çıkarları dışında yaklaşan kurumların bu yasaları hazırlama sürecinde görüşlerinin alınması ve siyasal iktidarların seçmenlerinden gelen taleplerin süzgeçten geçirilmesi, mekanizmaların işletilmesi gerekirdi” dedi.

TTB: Hadımın önünün açılmasına karşıyız

Güngör “İdam ve kimyasal kastrasyon yeniden gündem ediliyor. Bu türden cezalar verilmesi cezasızlığa yol açabiliyor; hafifletici nedenler daha çok dikkate alınabiliyor, mağdur dikkate alınmıyor gibi sonuçlarla cezasızlık yaşanıyor. Birinin beden bütünlüğüne yapılan saldırıyı suç olarak görüyorsanız siz de bunu bir başkasına ceza olarak da yapamazsınız. Bu kısasa kısastır ve hem etik değil hem de cezalandırmayı ortadan kaldıran bir durumdur.” dedi. Yürütmesi durdurulan uygulamanın yeni bir yasayla uygulamaya geçirilmeye çalışılmasına da karşı olduklarını ifade etti.

Özellikle Ensar Vakfında ortaya çıkan istismarın ardından kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna en kapsamlı katkıyı yaptıkları için komisyon başkanının kendilerini tebrik ettiğini hatırlatan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu kendileriyle görüşme yapılmamasına tepkili: “Bu zaten siyasi ahlaka tamamen aykırı ve kabul edilemez. Aynı şekilde STK’lerin, çocuk haklarıyla ilgili çalışmalar yapan insanların yıllar süren çabaları da görünmez kılındı. Yani toplamışlar bir kısım insanı, bakanlar kendi kendilerine bir şeyler hazırlıyorlar, daha sonra da hiç utanmadan ‘Gecikmeyelim, bu oldu, imzalayalım’ diyorlar. Neyi imzalıyorsunuz siz?”


"12 yaş gibi ayrımlar getirmek de tamamen hukuk dışıdır”
Kerestecioğlu, hadım, idam gibi tartışmaların gündemde olduğu bir dönemde hazırlanan yasanın içeriğine ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Kimyasal kastrasyon, hadım gibi yüksek cezalar getirmek gibi popülist yaklaşımlarda bulunuyorlar. Ben bir hukukçu olarak da biliyorum ki yüksek cezalar hiçbir şekilde ne çocuk istismarını, ne de başka bir suçu önler. Bu yaklaşım gerçekte çocuk istismarını önlemek değil, kendi popülist politikaları içinde bir parmak bal sürmeye çalışmak ve üzerini örtmeye çalışmak.”

12 yaş altı çocuklara yönelik cinsel suçlarda ceza artırımı yapmak da hükümetin bu yasada düzenlemek istediği başlıklardan biri. Av. Filiz Kerestecioğlu, “12 yaş ayrımı aslında dini referanslara göre yasa yapmak demektir. Çocuk Hakları Sözleşmesine göre 18 yaşın altındaki herkes çocuktur. Dolayısıyla 12 yaş gibi ayrımlar getirmek de tamamen hukuk dışıdır” dedi. Yasaya girmesi gereken ilk ve en önemli başlığın “çocukların güçlendirilmesi için yapılması gerekenler” olduğunu söyleyen Kerestecioğlu esas tartışılması gerekenin cezaların arttırılması değil çocukları güçlendirecek, suçu oluşmadan engelleyecek ve çocukları koruyacak mekanizmalar olduğuna dikkat çekti.

 

Kaynak: https://www.birgun.net/haber-detay/ttb-hadimin-onunun-acilmasina-karsiyiz-210159.html

 

HDP'li Kerestecioğlu: 12 yaş ayrımı aslında dini referanslara göre yasa yapmak demektir

 

- A +

Son Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, çocuk istismarına ilişkin yasa çalışmalarında sona gelindiğini söyledi. Bozdağ, “Çalışma bitti, kararlar verildi. İçerikle ilgili şu anda detay vermeyelim. Cezaların artırılması, caydırıcılık bakımından son derece önemli. Bu konuda adımlar atılıyor” açıklamasını yaptı. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ise yasa taslağını uzmanlarla incelediklerini, CHP ve MHP grup başkan vekilleri aracılığıyla partileri de bilgilendirdiklerini söyledi. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, yapım sürecinin dahi beklentileri karşılamadığı bir yasanın gerçek çözümler içereceğine ilişkin kaygıları olduğunu söyledi.

Güllü, hükümet kadar muhalefetin de yasa bu süreci kamuoyu bilgisinden uzak yürütülmesinde eleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Bu kendin pişir kendin ye, kendin çal kendin oyna yasasıdır” diyen Güllü, “Sivil toplumun görüşü alınmadan, sadece kimyasal hadıma, sadece 12 yaş konusuna yönelik düzenlemeler çocuk istismarının vahametini bilmemektir. Hadi hükümet kimseye fikrini sormuyor ama muhalefet de kimseden fikir almıyor, bizi MHP’si de CHP’si de hiç aramadı. Onlar da kendi bildikleri yoldan gidiyorlarsa zaten bu siyasetten umut beklememek gerekir. Eğer gerçekten bir çözüm üretilmek isteniyorsa kafa kafaya verip gerekirse uyumadan bizim tecrübe edindiğimiz yöntemleri de paylaşarak çözüm bulmamız gerekir.”

"Siyasal iktidarların seçmenlerinden gelen talepleri süzgeçten geçirmesi gerekirdi"

TTB daha önce de hükümet tarafından yönetmelikle düzenlenmek istenen kimyasal hadım, kastrasyon uygulamasını iptal için Danıştaya götürmüş ve itiraz Danıştay tarafından kabul edilmişti. Yeni yasada da kimyasal hadım düzenlemesinin yer alması bekleniyor. “Bize herhangi bir biçimde fikir sorulmadı” diyen TTB Merkez Konsey Üyesi Selma Güngör, son olarak Kanuni Sultan Süleyman Hastanesinde ortaya çıkan 115 hamile çocuk skandalına ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile görüşme talepleri olduğunu ancak İl Sağlık Müdürlüğünün randevuyu iptal ettiğini açıkladı ve “Görüş iletmek için yaptığımız girişimler de engelleniyor” dedi.