Siyasilerin sorumluluğu

Ben çok sıkıldım olayları kendi işimize geldiği gibi yorumlamaktan. Bunu en çok da kamuoyunu yönlendirecek olan siyasilerin yapmasından.
Medyanın da buna alet olmasından.

Eğri oturup doğru konuşalım: Söylediği her söze herkesten daha fazla dikkat etmesi gereken bir milletvekili, siyasi parti lideri, bakan, başbakan vs. söylenmemesi gereken bir cümle sarf ettiğinde, "bizden" ya da "onlardan" olduğuna bakmadan gereken tepkiyi verebiliyor muyuz?

Eğer yanlışı yapan siyasetçi bizden biriyse hemen onu savunmaya geçiyoruz. Hem de ne savunmak. Öyle çok abartıyor, kantarın topuzunu fena halde kaçırıyoruz ki, iş şirazesinden çıkıyor. İstiyoruz ki, bizim gönül ve oy verdiğimiz siyasi hiç eleştirilmesin. Hata yapsa da eleştirilmesin, yanlış yapsa da eleştirilmesin. Hata da yapsa, yanlış da yapsa göklere çıkarılsın ve yaptığı yanlış veya hata doğru olarak kabul edilsin. Olmaz böyle şey. Hata hatadır, yanlış yanlıştır.

PARTİLER ÜSTÜ KONU

Bir söz veya deyim bizim oy verdiğimiz biri tarafından söylendiğinde başka anlama, bizim oy vermediğimiz biri tarafından söylendiğinde başka anlama gelmez. Kim söylerse söylesin, o deyimin veya cümlenin söylemek istediği şey aynıdır.

Demek istediğim şu: Hata yapanı eleştirmek zorundayız. Vatandaş olarak bunu yapmalıyız ki, oy verdiğimiz siyasiler sorumluluklarının farkında olsun.

Şimdi durumun bir fotoğrafını çekelim. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü'nün de vurguladığı gibi:

1- Ülke gündeminin en ağır konularından biri olan çocuğa cinsel istismar, tecavüz ve ensest konularının gerçek anlamda tartışmıyor,
tartışamıyoruz.

2- Konuya çocuğun yararını esas alarak ve partiler üstü bir bakışla bakamıyor ve sorunların tespiti ve giderilmesinde ortak tavır alamıyoruz.

Olayı kısaca bir hatırlayalım: 45 çocuğa yönelik taciz ve tecavüz iddiaları, bundan üç hafta önce başlayan soruşturmayla gündemimize girdi. İstismar mağduru bir çocuğun okula gitmeyi reddetmesi, akabinde çocukla görüşen ve konuya duyarlı bir psikoloğun konuyu yargıya taşıması sayesinden olaydan haberdar olduk.

ERİL DİL

Üzerinde durmamız gereken konu Canan Güllü'nün de söylediği gibi "Bir çocuğun direnmesi ile farkına vardığımız mağduriyetler zincirinin çok farklı bir noktada tartışılması".

Failleri cezalandıracak yasalarımız mevcut. Yapmamız gereken konunun üzerine gitmek ve hangi partiden olursa olsun tüm siyasilerin yükümlülüklerini hatırlamaları. Çünkü hepsi bu vebalden sorumlular.

Üzerinde durmamız gereken bir konu da siyasetin eril dili. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin had safhada yaşandığı ülkemizde siyasiler söylediği her sözü iki kez düşünerek söylemek zorundalar. Kendi anladıkları manada değil, gerçek manada ve toplumun içinde bulunduğu kutuplaşmayı göz önünde bulundurarak söylem üretmekle mükellefler.


Kaynak: http://www.yeniasir.com.tr/yazarlar/seda_kaya_guler/2016/04/08/siyasilerin-sorumlulugu

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN