Boşanma komisyonu başkanı sn Ayse KESIR in STK na evrakta sahtecilik cümlesini de barındıran CNN Turk yayınindaki soylemine cevabımız

 KAMUOYUNUN Dİ?KKATİNE

Boşanma Komisyonu Başkanı Ayşe Keşir’e cevabımızdır.

27 Mayıs 2016 tarihinde CNNTürk’te yayınlanan İnsanlık Hali programında konuşan ‘Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması Ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" ya da kamuoyunda bilinen ismiyle Boşanma Komisyonu Başkanı Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Komisyon’un taslak raporu hakkında görüş bildiren ve eylem yapan kadın örgütlerini evrakta sahtecilik yapmakla itham etmiştir.

Elimizdeki rapor, Komisyon Başkanlığı’nın şerh yazmaları için komisyon üyelerine gönderdiği  taslak rapordur.

Bu taslak raporun içerdiği  maddelerden bazıları kadın örgütlerinin uzun yıllar mücadele ederek elde ettiği kazanımların kaybedilmesi demek olacağı için, kadın örgütleri  rapor kesinleş?meden sürece m?ü?dahil olma gereği duymuş, bu doğrultuda açıklamalar ve eylemler yapmıştır.

1976 yılından beri gönüllük felsefesi ile çalışmakta olan kuruluş?umuzu ve Türkiye kadın hareketine emek veren diğer kadın ö?rg?ü?tlerini zan altında bırakan bu açıklamanın, Sayın Başkan tarafından bilerek ve isteyerek yapıldığının ve  herhangi bir dil sürçmesi olmadığının farkındayız. Bun tarz  açıklamalarla kamuoyunda güvenilirlikleri yüksek olan biz kadın örgütlerinin  gü?ven ve itibar kaybına uğramasının amaçlandığını düşünmekteyiz. Başkanın bu sözleri her türlü itiraza rağmen bağımsız kadın örgütlerine saygıdan uzak, kibirli bir yönetim anlayışının yeni bir göstergesidir; zira iktidar partisinin sistematik kadın düşmanı açıklamalarını ve kadın sivil toplum kuruluşlarına işbirliğinden uzak yaklaşımına ilişkin tarihimizi hatırlayınca böyle düşünmek için yeterince iyi nedenlerimiz bulunmaktadır.

Kadınlar ve kamuoyu, haklar söz konusu olduğunda kime güveneceklerini gayet iyi bilmektedir. Amaç, kadın örgütlerinin sözünü değersizleştirmek, onları birbirine hedef göstermek ise, bunların bizi yıldıramayacağı bilinmelidir.

Kadın mücadelesinde en çok dikkat ettiğimiz konulardan biri, kadınların birbiriyle mücadeleye enerjilerini harcamama?sıdır. Bu nedenle sayın Keşir’in söylemlerinden doğ?an hukuki savunma hakkımızı saklı tutarak ve Avrupa Konseyi’nin Kadına Yönelik S?iddet ve Aile İçi S?iddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye ilişkin Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)’nin kadına yönelik şiddette arabuluculuk ve uzlas?tırma gibi kadınları anlaşmazlık gidermeye zorlayacak yöntemleri yasakladığını bir kez daha ısrarla hatırlatarak,

- raporun taslak metnini talebi halinde kendisine gönderebileceğimizin ve rapora kadın haklarında bir geri adıma daha izin vermemek adına ilk günkü?? itirazlarımızın arkasında olduğumuzun,

?- cinsel dokunulmazlığa karşı suçların asla cezasız kalmaması gerektiğinin,

 

-karakolların kadınlara eşit hizmet verecek şekilde mesai dışında çalışmasının gerekliliğinin, yoksulluk nafakasının sınırlandırılamayacağının, kadının mal paylaşım hakkının gasp edilemeyeceğinin, kız çocuklarının ve kadınların erken yaşta ve zorla evliliklerinin engellenmesine dair mekanizmalara acil ihtiyaç olduğunun ve

 

-Aile danışmanlığı konularında İlahiyat Fakültesi mezunlarına verilen yetkinin kadınları merhamet ve adalet duygusuna mahkum edeceğinin  kamuoyu tarafından bilinmesini istiyoruz.?

 

Saygılarımızla.


Canan GÜLLÜ
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı

 

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN