İş dünyası kadına şiddete meydan okudu

 

 

Öncü şirketler ve Sabancı Üniversitesi kadına yönelik aile içi şiddetle ilgili işyeri politikalarını paylaştı.

    
Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu, TÜSİAD’ın işbirliğiyle ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile Sabancı Vakfı’nın desteği ile şirketlerin, kadın çalışanlarının evde veya yakın ilişki içinde maruz kaldıkları sistematik baskı ve şiddete karşı harekete geçmelerini sağlamaya yönelik “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi” hazırlamışlardı.
 
 
2016 yılında rehberi kullanarak politkalarını geliştiren öncü 16 şirketin ve Sabancı Üniversitesi’nin çalışmalarını kamuyla paylaşmaları amacıyla 13 Aralık 2016, Salı günü Sabancı Center’da “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi Uygulamalarını Tanıtım Toplantısı” düzenlendi.
 
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; rehberi uygulayarak aile içi şiddetle mücadeleye yönelik politika oluşturan şirketler ve şirket politikalarının geliştirme süreci ve içeriği kamuoyu ile paylaşıldı.
 
Toplantının açılış konuşmalarını Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi ve Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Melsa Ararat, UNFPA Türkiye Temsilcisi Karl Kulessa ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Erol Bilecik yaptılar. Ana tema konuşmasını Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Program Sorumlusu Özge Berber Ağtaş yaptı.
 
"AİLE İÇİ ŞİDDET KADINLARIN ETKİN BİÇİMDE ÇALIŞMA HAYATINDA YER ALMALARINA ENGEL"
 
Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Melsa Ararat “Hazırladığımız rehberin pilot uygulamasında yer alan şirketler arasında en büyük iş gruplarımızın en az bir şirketleri vasıtasıyla yer alması bizi çok sevindirdi. Zira bu öncü şirketlerin aldığı sonuçlar aynı iş grubu içindeki diğer şirketleri de teşvik edecek ve çalışan kadınların baskı ve şiddetle mücadelelerinde onlara işverenler tarafından sunulan destek mekanizmalarının yaygınlaşmasına yol açacaktır. Bu çalışmanın gördüğü destek toplumun öncelikli sorunları ile başa çıkmada ve çözüm üretmede üniversitelerin özel sektörle ve uluslararası kurumlarla işbirliğinin kritik önemini göstermektedir,” dedi.
 
Ararat konuyla ilgili şunları söyledi: "Bu çalışma, bizim karar mekanizmalarında kadınların yer almasını amaçlayan ve özellikle önemli kararların alınmasında rol oynayan şirketlerin üst yönetimleri ve yönetim kurullarında kadınların daha fazla yer alması amacıyla yürüttüğümüz bir projenin yan ürünüydü.
 
Özellikle Türkiye'de eşit düzeyde Üniversite'den mezun kadın ve erkeklerin iş hayatına girdikleri noktada neredeyse eşit sayılarla başladıkları ama zaman içerisinde yukarı doğru çıktıkça bu eşitliğin bozulduğu ve girişte yüzde 50'lere yaklaşan kadın-erkek oranının yukarı doğru çıktıkça azaldığını ve en 
 
büyük şirketlerimizin yönetim kurullarında ancak yüzde 14'e ulaştığını gördük ve bu yüzde 14'ün sadece yüzde 6'sı profesyonel kadınlardı. 
 
Kadınların iş hayatından çıkmaları konusunda hangi faktörlerin etkin olduğunu incelerken aile içi şiddetin, kadınların çalışma hayatında etkin biçimde yer almalarını engellediğini gördük. Pek çok kadının, hayatının en verimli döneminde kendilerinden beklenen birincil görev olarak tanımlanan annelik ve eşlik görevlerini yapmak üzere çalışma hayatını terkettiklerini gördük."
 
UNFPA Türkiye Temsilcisi Karl Kulessa “Erkek egemen sistemin baskın olmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık, iş dünyasında da kendini göstermektedir. Kadınlara yönelik önyargılar onların iş yaşamına girmelerini, girdiklerinde de kararlara katılmalarını, ilerlemelerini ve yükselmelerini engellemektedir. Bu süreçte kadınların önündeki en ciddi engellerden biri de kadına yönelik ev içi şiddettir. Ev içi şiddet kadınların çalışma hayatlarını da derinden etkilemektedir.  Bu nedenle özel sektörün kadına yönelik ev içi şiddetle mücadelede hayati bir rol oynadığının altını çizmek gerekmektedir. Kadınlar olmadan kalkınmanın sağlanamayacağı bilinci ile hareket eden Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, her alanda olduğu gibi kadına yönelik ev içi şiddetin önlenmesi içinde özel sektöre destek vermektedir.” dedi.
 
"TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ HAREKETE GEÇMELİ"
 
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Erol Bilecik “Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans anlayışının yerleşmesi için toplumun tüm kesimlerinin harekete geçmesi gerekiyor. Şiddete maruz kalan kadının haklarının korunması ve şiddet uygulayanı hiçbir şekilde mazur görmeyen bir anlayışın yerleşmesi gerekli. TÜSİAD olarak  ‘İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı’ projesine destek vermekteyiz. İş dünyasının toplumu dönüştürücü gücünden hareketle, kadın çalışanlarımızın yaşamını olumsuz etkileyen şiddete karşı kurumsal yeteneklerimizi harekete geçirmeliyiz. “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi’ni uygulayan pilot şirketleri tebrik ediyorum. Kadınların güven içinde yaşadığı, güçlendiği ve toplumu da güçlendirdiği bir iklimi hep beraber yaratabilmeyi diliyorum.” dedi.
 
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Program Sorumlusu Özge Berber Ağtaş “ILO, Haziran 2016 Uluslararası Çalışma Konferansı sırasında olası bir uluslararası enstrümana veya araçlara ilişkin ilk tartışmalara yol açacak olan "İş Dünyasında Kadınlara ve Erkeklere Yönelik Şiddet ve Taciz" konulu standart belirleme sürecine başladı. Aile içi şiddet cinsiyete dayalı şiddetin bir şeklidir. Hükümetler, işçi ve işveren örgütler ile işletmeler, aile içi şiddetin insanlık acısı ve verimlilik kaybı üzerindeki etkisini kabul etmektedir. Aile içi şiddetin ortadan kaldırılması hedefine ulaşmak için, iş dünyasını da kapsayan aktörler dahil olmak üzere dünya çapında bir işbirliği yapılmasını gerektirir ve ILO, iş dünyasındaki tüm şiddet türlerini ortadan kaldırmaya kararlıdır.” dedi.
 
Konuşmaların ardından “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi” Pilot Şirket Uygulamaları paneline geçildi. Panelin moderatörlüğünü TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Nur Ger üstlendi. Panelde; Aras Kargo Kurumsal İletişim Müdürü Deniz Can, Aygaz Kurumsal İletişim Müdürü Rişe Özkan,Erdemir Grubu İnsan Kaynakları Direktörü Melda Garipağaoğlu Şahin, Doğuş Grubu İnsan Kaynakları Bölüm Başkanı Ebru Esmen Mete, Ericsson İnsan Kaynakları Direktörü Selen Zarakol, İnci Holding Akademi Müdürü Füsun Toros, İpekyol Operasyonel Gelişim Şefi Hacer Güler Akdeniz, Organik Kimya İnsan Kaynakları Direktörü Asuman Yorulmaz, Sabancı Üniversitesi Bireysel ve Akademik Gelişim Birimi Direktörü Arzu Bolgül, Siemens Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Nurer Yüksel, Sun Tekstil-Ekoten İnsan Kaynakları Müdürü Deniz Köksal, TAV Grubu/Havaş Yönetim Sistemleri Müdürü Başak Helen Taşkan ve Yeşim Tekstil, Yeşim Akademi Yöneticisi Özlem Şenkoyuncu söz aldılar. Nur Ger konuşmasında "TÜSİAD olarak desteklediğimiz, İş Dünyası Aile içi Şirddete Karşı Projesinin pilot şirketlerinin başarılı uygulamaların dinlemek adına bir araya geldik. Kadınlarımız her alanda şiddete maruz kalabilmektedirler. Bu vakaların yaşanmaması ancak buradaki pilot şirketlere tüm iş dünyasının katılmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye'de yükselen değer kadının güçlendirilmesi olmalıdır." dedi.
 
Toplantı Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Melsa Ararat’ın kapanış konuşması ile sona erdi.
 
Proje Hakkında
 
İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi, 2013 yılında Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından çalışanların yakın ilişkide maruz kaldıkları şiddete karşı iş yerlerinde destek mekanizmaları oluşturulması ve iş dünyasının yönetimsel ve örgütsel yeteneklerini kullanarak aile içi şiddeti azaltıcı en iyi uygulamaları, araç ve yöntemleri yaygınlaştırmaları üzerine tasarlandı.  Proje kapsamında 2014 yılında çalışanların aile içi şiddet hakkındaki farkındalıklarını ve şiddete maruz kalma durumlarını araştırmak üzere yirmi şirkette anket uygulandı. Anket sonuçlarına göre çoğunluğu üniversite mezunu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’inin en az bir kez şiddetin bir türüne maruz kaldığı ve çalışan kadınların yüzde 40’ının psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’inın sosyal şiddete, yüzde 17’sinin ekonomik şiddete ve yüzde 8’inin fiziksel şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Bu sonuçlara dayanarak 2015’te projenin ikinci aşamasında şirketlerin aile içi şiddetin işi, iş yerini ve çalışan kadınların işgücüne etkin katılımını olumsuz olarak etkilemesini engellemeye yönelik bir şirket politikası oluşturarak çözüm mekanizmaları yaratabilmelerini desteklemek amacıyla ‘Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet ile Mücadele İçin İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi’ oluşturuldu.
 
Proje kapsamında 2016 yılı Pilot Uygulama yılı olarak belirlendi. Pilot çalışma ilk uygulamaların yakından izlenmesi ve sonuçlarının ve deneyimlerin rehberin iyileştirilmesinde kullanılmasını amaçlamakta. Pilot uygulama aynı zamanda rehberi kullanarak aile içi şiddet konusunda bir şirket politikası oluşturacağını taahhüt eden gönüllü şirketlerin ‘pilot şirket’ olarak süreç boyunca desteklenmesini ve izlenmesini kapsıyor. Proje 2017 yılında Bursa’da yaygınlaştırılarak pilot sürecine devam edecek.
 
 
Kaynak: http://kazete.com.tr/haber/is-dunyasi-kadina-siddete-savasacti_50897

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN