Ahmet Hakan'a 'ensest' mektubu: İkna olmanız için yüzde kaçlık bir oran uygundur?

 Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Ahmet Hakan’ın Türkiye’de ensest vaka oranının yüzde 40 olduğuna ilişkin verileri ‘palavra’ olarak nitelendirmesine bir mektupla yanıt verdi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 2014 yılında “Türkiye Ensest Atlası Projesi”ni yürütmüş ve bu proje kapsamında aynı yıl Türkiye’de yüzde 40 oranında ensest vakalarının yaşandığını açıklamıştı.

Bir Magazin figürünün yeğeniyle ensest ilişki yaşaması sonucu konunun tekrar gündeme gelmesiyle Hürriyet yazarı Melis Alphan bu rakamları yeniden paylaşmıştı.

Yazının ardından hedef tahtasına oturtulan ve hakaretlere maruz bırakılan Alphan’a bir yanıt da aynı kurumda yazdığı Ahmet Hakan’dan gelmişti. Hakan oranı ‘palavra’ olarak tanımlarken ensestin bir ‘ilişki’ olduğunu öne sürmüştü.

 

 

 

“İKNA OLMANIZ İÇİN KAÇLIK BİR ORAN UYGUNDUR?”

TKDF Başkanı Canan Güllü imzasıyla Ahmet Hakan’a bir mektup yazılarak şunlar denildi:

“Sizi kadına ve çocuğa yönelik şiddeti meşrulaştırmaya, ensesti normalleştirmeye ve yok saymaya, kadın ve çocukların içine sokulmaya çalışıldığı kıskacı daraltmaya ve istismarların gerek aile ve gerekse devlet eliyle örtülmesinin devamına hizmet eden duruşunuzu gözden geçirmeye davet ediyoruz. Unutmayınız ki oran yüzde bir, binde bir ve hatta milyonda bir dahi olsa insan hayatının kutsallığı söz konusu olduğunda ensest için büyük bir rakamdır. 

Son olarak ise merak ediyoruz; şahsınızın Türkiye’de ensest sorunun ciddiyetine ikna olmanız için yüzde kaçlık bir oran uygundur?”

 

“Magazinel bir figür üzerinden yapmaya çalıştığınız populizme alet olmaya niyetimiz yok, ancak kamuyounu aydınlatmak üzere asıl bizim söyleyeceklerimiz var” denilerek hazırlanan mektupta Ahmet Hakan’a hitaben yer alan ifadeler şöyle:

  1. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ensest ve cinsel şiddet konularında uzun yıllardır vaka bazlı çalışmaktadır. Halihazırda Türkiye’nin tek Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hatti’nı işletmekte olan TKDF, hattı arayarak destek talebinde bulunan  vakaların analizini yapar, çözüme yönelik olarak vakayı yetkili mercilere yönlendirir ve vakaların takibi yapar. Aile içi şiddet acil yardım hattına gelen / yönlendirilen vakalar, kişiler ve vaka içerikleri anonim tutulmak üzere kamuoyoyla sayısal veri olarak paylaşılır. Bunun yanısıra TKDF, 2015 senesinde Türkiye’nin 56 ilinde Türkiye Ensest Atlası ismiyle bir araştırma yürütmüştür. Devlet kurumlarından hali hazırda ensest ve kadına yönelik şiddet konularında objektif veri toplamanın imkansızlığını göz önünde bulundurduğunuzda, TKDF’nin verileri Türkiye’de kadın ve çocuğa karşı şiddet araştırmalarında kullanılan sistematik, güvenilir ve doğrulanmış verilerdir.
  1. Kamuoyunu çeşitli hukuki terimlere boğmadan, size ensestin sadece “cinsel ilişki” anlamına gelmediğini hatırlatmak isteriz.  Mümkün olan en geniş tanımıyla ensest, taciz ve  taciz edenin cinsel uyarılması ve tatmini için çocuğa ve gence yönlendirilmiş her türlü fiziksel ve fiziksel olmayan sistematik davranış ve şiddettir. Taciz edenin kim olduğuyla ilgili temel kriter kan bağı olmaktan ziyade, çocuk üzerinde anne-baba gibi otoritesi ve güç ilişkisi bulunan  akraba ve hısım grubu da ensest tanımında taciz edenler arasında sayılır. Bu da demektir ki anne, baba, kardeş, dede, teyze, hala , amcaya ek olarak enişte, üvey anne-baba ve üvey kardeşler de bu gruba dahildir.  Ensestte esas belirleyici olan güç ilişkisidir; zira ilişkideki güçlü taraf diğer tarafın kendisine olan duygusal ve fiziksel bağımlılığını kullanır. Ensest vakalarının bir kısmında cinsel ilişki gerçekleşebilir, ancak  cinsel ilişkiye varmayan cinsel şiddet de söz konusu olabilir. Ensest, yazınızda iddia ettğinizin gibi  bir “gönüllü cinsel birliktelik” asla değildir. Ensestte yaş, kuşak, fiziksel/zihinsel yeterlilik konusunda daha iktidarlı pozisyonda olan tarafın, daha güçsüz tarafa yönelik cinsel şiddeti söz konusudur.
  1. Melis Alphan’ın 2 Eylül 2017 tarihli yazısında referans verdiği, ensesti mümkün olan en geniş tanımıyla esas alan 2015 tarihli araştırmamızın sayısal sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmadık, zira içinde bulunduğumuz şartlarda Türkiye’deki ensest gerçeğinin esasen sebep, önleyici tedbirler ve mağdur hakları çerçevesinde konuşulması gerektiğine inanıyoruz. Şahsınızın yeni duymuş olmasına rağmen araştırmanın çıktılarını ve saha gözlemlerimizi 2015 senesinde CNNTürk de dahil olmak üzere birçok basın kanalıyla yaptığımız röportajlarla paylaştık, basın duyuruları ve bültenler dağıttık. Ensestin Türkiye’de ne kadar ciddi bir sorun olduğu üzerine kamuoyuna yönelik farkındalık artırma çalışmalarımız o tarihten beri aralıksız devam ediyor. Oysa siz kavramsal olarak belli ki yeni tanıştığınız ensest kavramını köşenize peşpeşe üç kere magazinel bir tartışma neticesi taşıdınız. Samimiyetinize inanmıyoruz.
  2. Bir gazeteci olarak araştırmamızı eleştirmenize saygı duymakla birlikte, kamuoyu olarak sizden asıl beklenen ensest konusunda neden bu kadar az araştırma olduğunu tartışmaya açmak ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından tüm Türkiye’yi kapsayacak sistematik bir araştırmanın yapılması konusunda savunuculuk yapmakken, ensest konusunu gündeme getirenleri şeytanlaştıran ve Türkiye’deki ensest sorununu küçümseyen tavrınızı ise asla kabul edilebilir bulmuyoruz.

Kaynak: 
http://ilerihaber.org/icerik/ahmet-hakana-ensest-mektubu-ikna-olmaniz-icin-yuzde-kaclik-bir-oran-uygundur-75928.html

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN