TKDF nin Nüfus Hizmetleri Kanunu Yasa Tasarısı Hk. Görüşleri

  TKDF nin Nüfus Hizmetleri Kanunu  Yasa Tasarısı Hk. Görüşleri

 

 28 Temmuz 2017 tarihinde yasa tasarısı ile ilgili tedirginliğimizi sahada 41 yıldır çalışan bir örgüt olarak tecrübemizin yansıması ile hem tasarıyı sunan Adalet ve Kalkınma Partisi genel Başkanı hem de Cumhurbaşkanı olması sıfatı ile Sn Cumhurbaşkanına hitaben bir mektup kalem almıştık.

 

http://www.tkdf.org.tr/haberlerduyurular.aspx?id=580

 

Öncelikle tasarının Vatandaşlarımızın evlenme işlemlerini kolaylaştırmak ve daha kolay ve seri bir şekilde hizmet almalarını sağlamak amacıyla il ve ilçe müftülüklerine de yetki verilmesi genel gerekçesi kargaların bile güleceği tarzdan bir bahanedir. 

 

Tasarının ana maddeleri üzerinde tespitlerimiz ise 

 

Madde  5  :  (4) Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır. Beyanın teyidi amacıyla mülki idare amirinin emriyle aile hekimlerinin aracılığıyla araştırma yaptırılır demekte. Bu maddeye eski kanundakine ek olarak  kırmızı renkle yazılan eklemeler yapılmakta.

Aslında herhangi bir zorlayıcı ya da ceza gerektiren konum yok. "Yaptırılır " kelimesi keyfiyete bırakılarak yapılacak bir iş olayını  tarif etmekte. Böylelikle mülki idare amiri idare tarafından kendisine bildirilecek vakaları takip edip etmemekte serbest.

Ya da nüfus idaresi bildirimi hangi aralıklarla yapacak konusunda mutlak bir yönetmelik çıkarılacaktır ancak bu  sözlü bildirim  erken yaş evliliklerini arttıracaktır  düşüncesindeyiz. Çünkü kontrol maddesini zorlayıcı unsur yok.

 

Şöyle ki aile hekimi kontrolünü de kontrol mekanizması içinde gösteren tasarı maddesi bizi şu açıdan tedirgin etmekte. Aile hekimliği nerelerde bulunur il ve ilçelerde. Oysa ki bu madde eski yasada yer alırken köylerde ulaşım zorluklarından kaynaklanan duruma çözüm üretmeyi amaçlarken şimdi aile hekimleri ilçe ve illerde .Bu beyanın içine gizlice dahil edilmekte.  

 

2015 yılında Anayasa mahkemesinin iptal ettiği resmi nikâh olmadan dini nikâh kıyan imamlara ceza maddeleri ile zaten resmi nikah  olmadan da evlilik akdinin geçerli olduğu ilan edilmiş ve bu nedenle yapılan evliliklere bu kurtarıcı bir madde olarak gelmekte 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MADDE: 6     5490 SAYILI KANUNUN 22.Cİ MADDESİNİN IKİNCİ FIKRASINA İL VE İLÇE MÜFTÜLÜKLERİNE  İBARESİ EKLENMİŞTİR.

 

Anayasa Madde: 2    Değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen hükümlerinden

"Türkiye Cumhuriyeti demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletidir ilkesinin Anayasa 174/4  maddesi ile koruma altına alınan Devrim Kanunları içinde olan  "evlilik akdinin  evlendirme  memuru önünde  yapılacağı  hükmünün  ve Medeni kanunun resmi  nikah  hükmünün ihlaline yol açacaktır.

 

Şahısların birbirleriyle eşitlik esasına dayanan ilişkilerin  düzenlediği kanuna aykırı düzenleme  getirilmeye çalışılıyorsa  aklımıza İslam hukuku kaideleri mecburen geliyor. 

 

??Unutmayalım belediyeler Medeni Kanunun Medeni Hukuku ifadesi ile ilişkileri düzenleme yetkisinde sadece nikâh akdini düzenler. Oysaki yetkinin verileceği Diyanet kurumunun asli görevi din ile vatandaşı buluşturmadır.

 

 

Ko?nunun tehlikeli boyutu tam da bu noktadır. İçinde yaşadığımız günlerde kadın erkek eşitliğinden uzak ve kadını ikincilleştiren din ile terbiye eden zihniyete tanıklıklarımız bizi bu noktada derin düşündürüyor.

 

 

 

MADDE   13 Bildirim YÜKÜMLÜLÜĞÜ

 

 (6) Huzurevi , yetiştirme yurdu  ,cezaevi,  öğrenci yurdu  gibi yerlerde  kalanların  adres bildirimleri  maddesine  sığınma evinde kalanlarında eklenmesi gerekir. Tam 4 seçim dönemimde bu evlerde kalan kadınlar oy kullanamadılar.

 

MADDE 25: Tescil yetkisi başlığı ile tasarıya  aslında AİHM kadının soyadı kararı ile ilgili olarak nüfus müdürlüklerinde yapılma kolaylığı eklentisi beklemekte iken eklenen aşağıdaki madde ile  erkek egemen zihniyet kendini göstermiştir

 

 (B)  Eşinin soyadı ile birlikte  önceki soyadını kullanan  kadının sadece eşinin soyadını kullanmak istemesi durumunu kolaylaştıran bu madde  

Evlilik öncesi kabul ettiği anlaşmayı erkek egemen zihniyet ya da mahalle baskısı nedeniyle değiştirme düşüncesin baskısı olarak yorumlanabilir. İçinde bulunduğu koşulları kaybetmemek adına kadın mecbur bırakılmakta.Yaşadığımız saha tecrübelerinden edinilmiş bilgidir. Öngörü değil

 

 

 

 

 

 

 

Madde :31 

5901 SAYILI KANUNUN 16. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ  (c)

 Bendinde yer alan kamu düzeni ibaresi  kamu düzeni ve genel ahlak şeklinde değiştirilmiştir.

 

Genel ahlak kriteri nedir. Bu madde yabancı ile evlenecek kadın ve erkek için kullanılmıştır .Ancak toplum Bağdat caddesinde gece 2 de tecavüze uğrayan kadın için o saatte sokakta işi ney?di sorusunu sorarken kadın ve erkek için ayrı bir kriter yaratmakta . Öyleyse burada da kriter ne olacak  sorumuza cevap bulmalıyız. Hatırlayın Beyoğlu’nda evinde öldürülen sanatçı Deniz Değer için de söylenen cümleler  hafızalarımızda  silinmedi ,sanatçı olmakta sorun 

olacak yabancıların vatandaş olmasında ve bu başka açılardan da toplumu baskı altına alacak. Genel Ahlak kriterleri kadın mücadelesinin yabancısı olmadığı bir terim.

 

 

Genel çerçeveden baktığımızda bizi rahatsız eden olgular bunlar ancak asıl mesele toplumu ikiye bölecek dini ve resmi nikâh üzerinden ayrışma ve kadınlara medeni hakların tartışmaya açılması. 

 

?Medeni haklara tırpan, güvence eksikliği ?

 

?Ş?imdi asıl mesele bu konu. 

 

?Geriye dönüp baktığımızda yaşamımızın ?son 15 yılı bizi ne yazık ki  korkutmakta. Etek boylarına, göğüs dekoltelerine, hamilelerin sokakta gezmesine, kırmızı ruj sürmeye, tayt giymeye, doğum tercihinize, evlilik kararınıza ?varıncaya kadar karışan,?yatak odalarının neredeyse mütemmim cüz'ü olan düşünce yapısıyla din üzerinden terbiye edilmeye çalışılan “ kadınlar olduk”.

 

Bunun yansımalarını da Devlet koruması altındayken öldürülerek ve sokakta yürürken tanımadıklarımız tarafından darp edilerek aldık. Öncesinde  Toplum yapısının nasıl etkileneceği konusunda ki söylemlerimiz kayıtlarda var.

 

?Sorgulamadan uzak bireyler  ve erkek tahakkümünde yaşayacak kadınlar olmayacağımız ve hemcinslerimizin de olmaması için mücadele edeceğimiz gün gibi aşikâr.

 

Bu nedenle ilk adım olarak TBMM İçişleri Alt Komisyonu Başkanı Kilis Milletvekili Sn. Mustafa Hilmi Dülger den komisyona çağrılmayı ve saha deneyimlerimizi, düşüncelerimizi, tecrübelerimizden kaynaklanan korkularımızı paylaşmayı talep ediyoruz.

 

 

 

 

Canan GÜLLÜ
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı 

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN