Diyanet'in 9 yaşında kız çocuğu evlendirilir söylemine ? dair basın açıklam?amız?

  

KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

 

Son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesi üzerinden toplum ahlakını şer-i düzene göre şekillendirme kaygısıyla Türk Ceza Kanunu’nu, Medeni Kanunu, Anayasanın Laiklik ilkesini ve Çocuk Hakları Sözleşme’sini ihlal eden çeşitli söylemlerine tanıklık ediyoruz. 

 

09.01.2016 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi web sitesi üzerinden “Öz kızını öperken şehvet duymanın nikaha etkisi olur mu?” sorusuna verdiği “….Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir” şeklideki Türk Ceza Kanunu’na göre suç olan cevabı için itirazımızı yükseltmiş ve “Dokuz Bakanlığın Bütçesinden Daha Çok Pay Alan Diyanet İşleri Başkanlığı Kadın ve Çocuk Düşmanı bir Kurumdur!” demiştik. 

 

Ne yazık aradan geçen 2 sene içinde Diyanet İşleri Başkanlığı kadınlara ve çocuklara yönelik düşmanca tavrında en ufak bir düzeltmeye gitmedi, kişileri suç işlemeye teşvik etmekten, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermekten vazgeçmedi.

 

Gerek yazılı ve görsel medyada, gerekse camide, okulda ve sokakta “din adamı” denen erkeklerin, kız çocukları ve kadınlara yönelik düşmanca ve yasakçı tavırlarının, kadınları ve kız çocuklarını erotize etmekten kaçınmayan dillerinin referansı, Diyanet İşleri Başkanlığını web sitesinde verilen fetva ve bilgilerdir. Diyanet İşleri Başkanlığı web sitesi sadece 9 yaşındaki kız çocuğunun evlenebileceğine onay verilen ve ensestin meşrulaştırıldığı bir platform değil; “boş ol” yazarak cep telefonuna atılan bir mesajla boşlanılabileceğine onay  verilen, muta nikâhının uygulanmasını teşvik edici açıklamaların yapıldığı, çağ dışı ve ataerkil söylemlerle kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsiyetçi ayrımcı, baskıcı, değersizleştirici zihniyetin sürekli üretilildiği bir platform olarak görüntü vermektedir.

Ne var ki ;

Kamuoyunun tepkisini çeken Ceza Kanunu’na ve laiklik ilkesine aykırı tüm bu cevap ve fetvalara yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tavrı asla sorumlular hakkında herhangi bir soruşturma açılmasından yana olmadığı gibi, çoğunlukla konuyu haber yapan gazeteciler suçlanmakta ve kurumun gazetecilere karşı yasal haklarını kullanacağı ilan edilmektedir. Diyanet’in, halkın haber alma hakkını sağlayan gazeteciler yerine kendi çalışanlarını denetlemesi ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bununla beraber, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı denetlemekle sorumlu hükümetin söz konusu açıklamaların kamuoyunda yarattığı algıyı telafi etmek için sorumluluk alması gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olduğu gerçeğini kolayca göz ardı eden, hukukun üstünlüğü normlarını yerle bir eden tüm bu akıl almaz söylemlerin ardından, son “Nüfus Yasası” ile kamu kurumu olarak değerlendirilerek müftülerine nikâh yetkisi verilen Diyanet işleri Başkanlığı diğer tüm devlet kurumları gibi hukuka uygun hareket etmekle mükelleftir.

Bu doğrultuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve kurumları denetlemekle sorumlu hükümetin sorumlular hakkında acilen soruşturma başlatmasını ve söz konusu açıklamanın kamuoyunda yarattığı algıyı telafi etmek için sorumluluk almasını talep ediyoruz.

 

Kamuoyunu uyarıyoruz; Son dönemde yargıya intikal eden çocuk istismarı vakalarında sanıkların “imam” görevini ifa eden kişilerin çoğunlukta olması, çocukları cinsel obje olarak gören dilin bilerek ve isteyerek kullanılması ve tarikat yurtlarının çocuğun cinsel istismarının rutine döndüğü yerler haline gelmesi erkek egemen ve ikiyüzlü ahlak anlayışının sonuçlarıdır.

 

Unutulmamalıdır ki, 150 seneyi bulan mücadele tarihiyle bu ülkenin kadın hareketi   laik düzenin alt üst edilerek “kadınların ve kız çocukların ahlakı” üzerinden toplumun şekillendirilme çabasına müsaade etmeyecektir.

 

Saygılarımızla

Canan GÜLLÜ

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı

 

 

 

 

 

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN