Çocuk susmasın sen hiç susma!

 Bazı meseleler vardır ki tartışmaya açık değildir, olmamalıdır. Bunlardan biri ve en önemlisi tecavüzdür. Çocuk ya da yetişkine tecavüzün herhangi bir açıklaması herhangi hafifletici sebebi, ama’sı, fakat’ı olmaz, olamaz. Açık ve aleni olarak hiç kimse tecavüzü, tacizi savunmaz, savunamaz. Bir çocuğun istismar edilmesini makul, mazur gören bir insana ya da kuruma kimse makul bakmaz, bakamaz. Hiç kimse tecavüzün bir suç olmadığını söylemez, söyleyemez. Buraya kadar hepimiz hemfikiriz. Peki bu kadar pedofili, bu kadar tecavüzcü nereden nasıl çıkıyor?

Özgecan Aslan cinayetinden sonra yapılan onca yorumu, eylemleri, beyanatları hatırlayın. Özgecan’dan sonra yüzlerce kadın benzer saldırılara maruz kaldı ve hayatını kaybetti. Adana’da bir çocuğun istismar edildiğinin ortaya çıkmasından bu yana yine yüzlerce yorum yapıldı, yapılıyor. #çocuksusarsasensusma hashtagi ile binlerce yorum yapıldı. Çocuklarınıza susmamayı öğretin diye çağrılar yapıldı yapılıyor. Hepsi çok güzel, anlamlı. Peki yetecek mi? Hayır. Şu anda siz bu satırları okuyorken bu ülkenin herhangi bir yerinde birden fazla çocuk istismara uğruyor olabilir.

İstismara uğrayan her çocukta bizim bir parmağımız var. Biz dokunmamış, biz aklımızdan geçirmemiş olsak bile…

Özgecan Aslan cinayetinden sonra “Nasıl tecavüzcü olunur?”  başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazıda “ Sadece bir bedene zorla sahip olmakla tecavüzcü olunmaz. Ve tecavüzcüler sandığımız gibi yarım akıllı, hasta, cahil vb kişiler değildir… Onlar da her akşam evlerine giderler. Kardeşleri vardır hatta çocukları… O ellerle bir kadına dokunurlar, bir çocuğu okşarlar… Aynaya baktıklarında gördükleri suretten utanmazlar, tıpkı “o etekle sokağa çıkmış” diyen birinin utanmadığı gibi…” diyordum. 

Tecavüze uğrayan bir kadına o etekle o saatte neden sokağa çıktın diye sormak tecavüzcüyü azmettirmektir. Çocuk istismarında da durum farklı değil.

Tecavüzcülere ilişkin en kötü yorumlardan biri  “insan değil” ve “hasta” tanımlamaları. Tecavüzcüye “hasta” dediğinizde durum birden bire hafifleşiyor, normalleşiyor. Bunu normal insan yapmaz diyoruz, çünkü ‘normal’ insanların bunu yapabileceğini aklımıza getirmekten korkuyoruz. Normal insan bunu yaparsa çevremizden şüphe etmeye başlayacağız, normal insan bunu yapabilir dersek kapı arkalarına sakladığımız gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağız.

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin 2016 yılı raporunda “pedofili son yıllarda dünyada ve Türkiye’de gizli kalan ama çocuk istismarının en önemli problemidir” deniyor. Hani birkaç ay evvel Melis Alphan yazmıştı hani linç edilmeye kalkışılmıştı ya işte ondan bahsediyor.  Ensesti yapana değil, yazana bağırınca 3 yaşındaki çocuğun istismar edildiğini okuyuveririz. Ensest gerçeğini kabul etmezsen çocuk istismarı haberini gördüğünde avazın çıktığı kadar bağırmanın herhangi bir sahiciliği yoktur.

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin 2016 yılı raporuna göre “Dünyada son 4 yılda çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları yüzde 90 arttı. Tecavüzcülerin tahminen % 5'i ortaya çıkarken % 95'i gizli kalıyor. Ensest ilişkilerin ise binde biri ortaya çıkıyor. Adliyelerdeki 4 tecavüz davasından biri çocuklarla ilgilidir. Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay Adli Tıp Kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderilmektedir.” Bu vakalara ne oluyor? Raporda bu da var.

“Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor.

Açılan toplam dava sayısı: 40.266

Karar çıkan dava sayısı: 24.825

Mahkumiyet Kararı: 13.968”

Sonuçlardan da anlaşılacağı gibi 40 bin vakadan sadece 13 bin vakada mahkumiyet kararı verilmiş. 37 bin çocuğun cinsel istismarı ile ilgili herhangi bir mahkumiyet kararı yok. Bir tweet attı diye bir haberde imzası var diye aylar hatta yıllar boyu insanlara hapis cezası verilen ülkede bir çocuğu istismar eden binlerce insan elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor ve başka çocuklara da aynısını yapıyor. Bir tweet attı diye işinden kovulan insanların olduğu bir ülkede bir çocuğu istismar eden erkekler aynı evde oturuyor, aynı işe gidiyor ve hala ‘itibar’ görüyorlar. Bir yakının istismarını “yok canım o öyle şey yapmaz” diye görmezden gelirsen sayı artar da artar.

Yurtlarda, okullarda, kurslarda yaşanan istismar vakalarını hatırlayın. Herhangi bir yerde yaşanan çocuk istismarını politik olarak yakın olduğun için sümenaltı etmeye çalışırsan suç ortağısındır.

Çocuk neden susar?

Kendine iyi bir şey yapılmadığını, hatta canının çok ama çok acıdığını bilen yaşayan çocuk neden susuyor? Çünkü biz yeterince ses çıkarmıyoruz. O çocuğa susmayı biz öğretiyoruz da ondan susuyor.

Erkek çocukların cinsel organını konu komşu tüm akrabalarınıza “göster bakalım” diye coşkuyla göstertmeye çalıştığınız için susar mesela. 15 yaşında istismara uğrayan çocuğa mahkemeler “rızası var” dediği için susar. Siz görmezden geldiğiniz için susar. Tacizci tehdit ettiği için susar. Sizin onu koruyamayacağınızı düşündüğünüz için susar. Siz sürekli “ayıp” , “günah” kelimeleri ile onu eğitmeye çalıştığınız için susar. Kız çocuğuna “eteğini kapat” diye bağırdığınız için susar. Siz “el aleme rezil olmayalım” dediğiniz için susar.

Çocuk istismarı akli dengesi bozuk biri ya da birileri tarafından gerçekleştirilen bir şey değildir.

Çocuk istismarı münferit değildir.

Çocuk istismarı az değildir.

Bu gerçeği kabul etmediğimiz, bu gerçeği görmezlikten geldiğimiz, tanıdığımız birinin böyle bir şey yapabileceğini kabul etmediğimiz sürece bu sayı artacak.

Mesele sadece çocuğu olanların meselesi değildir. Bu yüzden anne babalar çocuklarına susmamayı öğretebildiğinde bu sorun çözülmeyecek. El kadar çocuğun üzerine sorumluluk yüklemek yerine bir kendimize, ne yaptığımıza, ne söylediğimize bakalım.

Çocuklara o iğrençlikle dokunmuyor olabilirsiniz, çocuk istismarı size korkunç geliyor olabilir ama asıl sınav böyle bir olayı duyduğunuzda, şahit olduğunuzda ne yaptığınız, nasıl davrandığınızla ilgilidir. Haberini yaptın mı? Haberinin yapılmasını sağladın mı? Davasını takip ettin mi? İstismarla yargılanan komşuna davranışın ne oldu? Çocuğu istismara uğrayan insanların ne kadar yanında oldun? Bu ve daha sorulacak onlarca soru turnusoldur.

Çocuk susmasın ama önce siz susmayın!

 

 

Kaynak: http://m.t24.com.tr/yazarlar/leyla-alp/cocuk-susmasin-sen-hic-susma,19172

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN