'Yasallaşmalı' diyen de var, 'Etik değil' diyen de

 

Çocuk istismarına yönelik cezai müeyyidelerin ele alınmasıyla yeniden gündeme gelen kastrasyon (kimyasal hadım) kamuoyunda bir kez daha tartışma yarattı.

 
 
 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Kimyasal hadım meseleyi sulandırmaktan başka bir şey değildir” derken, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Sare Aydın Yılmaz, “Kimyasal hadım yasallaşmalı” diye konuştu. 

‘Tanım muğlak kaldı’

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez de, “Bu yöntem bilim aleminin etik olarak kabul ettiği bir yöntem değildir. Yapılması gerek bu çocuk istismarcılarının, sosyal ve psikolojik açıdan tedavi edilmesidir” dedi. 

 

 


 

“Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik”, 26 Temmuz 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Yönetmelikle, TCK’nın cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm giyenlere farmakolojik tedavi uygulanması düzenlemesi de yer almıştı. Bu düzenleme kamuoyunda, “kimyasal hadım” olarak adlandırılmıştı. Türkiye Psikiyatri Derneği ile bir vatandaş, yönetmeliği Danıştay’a taşımış, Danıştay 10. Daire cinsel suçlarda faillere “kimyasal hadım” uygulanabilmesini öngören yönetmeliği durdurma kararı vermişti. Tedavi tanımının muğlak kaldığını belirten Danıştay, vücut bütünlüğüne yönelik düzenlemelerin ancak kanunla yapılabileceğini vurgulamıştı. Son dönemde çocuk istismarındaki artışın ardından yeniden gündeme gelen “kimyasal hadım” cezasına ilişkin sivil toplum kuruluşları farklı görüşler öne sürdü.

 ‘Bilim âleminde etik yöntem değil’

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, “Bu yöntem bilim âleminin etik olarak kabul ettiği bir yöntem değildir. Yapılması gerek bu çocuk istismarcılarının, sosyal ve psikolojik açıdan tedavi edilmesidir. Eğer bu şekilde bir tedavi sağlanmazsa, hapis cezalarıyla bunları izole etmek gerekiyor. Kimyasal hadım çözüm değil, insan haklarına da aykırı çünkü biyolojik olarak adamla oynama hakkın yok” diye konuştu.

 

Moroğlu: İnsan hakları ihlali olur

Av. Nazan Moroğlu (İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü): “Kimyasal hadım ya da idama kadar giden bu söylemler aslında var olan durumun nasıl üstesinden gelinir şeklinde ortaya atılmıştır. 

Oysa bizim ceza kanunumuzda yeterli maddeler mevcut ama tam anlamıyla uygulanırsa. Bizim sorunumuzun temelinde, önleme konusunda hiçbir şey yapılmıyor. Okul öncesi eğitimden başlayarak bu gibi olayları gelecekte tamamen ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarının yapılmadığını görüyoruz. Bunlar yapılmadığı için ise şimdi kimyasal hadım konuşuluyor ama bunun yolu bu olmamalı. Çünkü dıştan bedene bir müdahale söz konusu ve kişinin iradesi olmadan yapılacak bu da insan hakları ihlalidir. Bunun bir çözüm olacağını inanmıyorum.”

 

‘Kimyasal hadım yasallaşmalıdır’

Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz (Kadın ve Demokrasi Derneği Başkanı): “Bu konuda hem biz sivil toplum kuruluşları hem de halkın beklentisi; verilebilecek en ağır cezalarla bu insanların yargılanması ve şiddet meselelerinde sürekli dile getirdiğimiz iyi hal indirimlerinin kaldırılmasıdır. Biz ayrıca bu tarz vakalarda Danıştay kararı ile iptal edilen mevzuattaki kastrasyon (kimyasal hadım) uygulamasının yeniden revize edilerek yasallaşmasını ve tekrar gündeme alınmasını teklif ediyoruz. Bu işin yasalarla caydırıcı bir boyut kazanmasının yanında toplantıda da dile getirildiği gibi olay gerçekleşmeden önleyici tedbirlerin alınması, toplumumuza cinsel istismara yönelik neler yapılması gerektiği anlatılması gerekiyor.” 

‘Sulandırmaktan başka bir şey değil’

Canan Güllü (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı): “Uygulanmayan yasalardan dolayı bizler bugün patlama yaşayan istismar vakalarını konuşuyoruz. Kurulan komisyonla ilgili bir umudum vardı. Daha sonra 12 yaş sınırı getirildi. Ertesi gün de kimyasal hadım gündeme getirildi. Toplantı ne zaman yapıldı hangi sahada çalışan örgütle görüşüldü, kimden öneri alındı. Bu patlamaların sebebi neydi de bu noktalara geldik. Gündemde bir hafta boyunca kimyasal hadım konuşulacak, peki bu süre içerisinde istismara uğrayanlar ne olacak? Direkt kalkıp bu uygulamanın sunulması, konuşulması kabul edilebilir değildir. Her önüne gelen konuşuyor. Kimyasal hadım meseleyi sulandırmaktan başka bir şey değildir.”

‘Günümüz hukukuna aykırı cezalardır’

Gülsüm Kav (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Başkanı): “Kimyasal hadımın dün de bugün de çözüm olmadığını savunuyoruz. Bir bedeni bu şekilde cezalandırmak insan haklarına ve günümüz modern hukukuna aykırı cezalardır. Böyle dediğimizde de tıbbi yöntemlerle bazı ülkelerde uygulandığı söyleniyor ve örnek gösteriliyor. Fakat uygulan bazı ülkelerinin bazı eyaletlerinde kişinin rızası alınmadan uygulanmıyor. Çünkü bedene yapılan her tıbbi müdahale rıza gerektirir. Bir de uygulayan devletlere bakıldığında herhangi bir azalmanın olmadığı görülmektedir.  Bizim yapmamız gereken öncelikli şey, çocukların korunması için neler yapılmalıdır, önleyici tedbirler nelerdir? Bunlara tartışarak denetimleri artırmalıyız.” 

Kalıcı değilmiş ‘Her doz 1 aylık’

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, “Kimyasal kısırlaştırma ya da kimyasal hadım etme denilen şey, aslında bir kısırlaştırma ya da hadım etme değil. Çünkü ilaç üreme kabiliyetini ortadan kaldırmıyor. Uygulanan ilaç, sadece erkelerin libido dediğimiz cinsel arzu ve isteklerini ortan kaldıran ve uyarılmalarını önleyen bir ilaç. Enjekte edilen ilacın süresi 1 aydır. 1 ay süresince kişi uyarılamıyor ve cinsel arzu hissetmiyor. 1 ay sonra ise iğne bırakıldığında etkisi kayboluyor. Diyelim 3 yıllık bir etki gösterilmesi isteniyor o zaman da 36 ay boyunca iğne yapılır. Bunun etkisi de daha uzun. Fakat belli bir süre sonra etki sona eriyor. Yani geri dönüş mümkün” diye konuştu. 

Nasıl uygulanır?

Kimyasal hadım yönteminde; cinsel istismar suçunu işleyen erkeğe belirli aralıklarla ilaç verilerek ya da iğne yapılarak testosteron hormonu azaltılıyor ve böylece cinsel arzu ortadan kaldırılıyor. 

 

 

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/yasallasmali-diyen-de-var-etik-gundem-2614449/

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN