'Düşündükçe dehşet duyuyorum çocuklarım adına endişe ediyorum'

 

Düşündükçe dehşet duyuyorum çocuklarım adına endişe ediyorumİlk değildi Adana’da yaşanan korkunç olay… Ama tüm Türkiye ‘son’ olması için ayakta. İçimizde fırtınalar koptu, kendi çocuğumuz aklımıza geldi, düşüncesi bile bizi öldürdü. Yine konuşmaya, birbirimizi suçlamaya, akıl vermeye, savunmaya başladık. Oysa artık sadece atılması gereken adımları belirlemek ve bunları atmak gerekiyor. Hükümet de bu amaçla acil bir komisyon oluşturdu. Bakanlar çalışacaklar ve kimyasal hadım seçeneği dahil olmak üzere tüm tedbirleri konuşacaklar. O komisyondaki bakanlar, aynı zamanda birer anne baba… “İşin yasa düzenleyici kısmında olup, üstelik Adalet Bakanlığı görevini yürütmek, bir de iki kız çocuğu babası olmak nasıl hissettiriyordur” diye düşündüm; Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ü aradım. “Teknik düzenlemelerle ilgili açıklamalarınızı, çalışmalarınızı takip ediyoruz ben sizi aynı zamanda bir baba olduğunuz için aradım. Ben kendi kızıma bakınca, düşüncesi bile beni delirtmeye yetiyor, siz ne hissettiniz” sorusuyla başladım konuşmaya. Aynı hisleri paylaştığımızı gördüm. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün 3 yaşında bir oğlu, 11 ve 12 yaşlarında kızları var. Olayı ilk duyduğunda inanamadığını, inanmak istemediğini söyleyerek, sadece bir baba olarak konuşmasını sürdürdü: “Bu insanlarla aynı dünyada yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz, bunu düşündükçe dehşet duyuyorum, çocuklarım adına endişe ediyorum. İnsanlıktan nasibini almamışlar, nasıl yetişmişler,

NASIL BU HALE GELMİŞLER?”


Abdulhamit Gül, o gece Başsavcılıkla hemen temasa geçtiklerini söyledi, oluşturulacak komisyona dikkat çekti; “Bu istismar değil, cinayet. Bu çocukların hepsi bizim çocuklarımız. Onlar her şeyden değerli. Gereken her türlü adım atılacak. Hep beraber toplum olarak bu sorunu çözmemiz gerekiyor” diye konuştu. Bir babanın isyanı… Ama aynı zamanda bir bakanın; Adalet Bakanı’nın isyanı bu sözler.

Kendisinin çocuklarıyla onları uyarmak için konuşup konuşmadığını sordum. Abdulhamit Gül, “Konuşuyorum. Öncelikle tanımadıkları kişiler konusunda uyarıyorum. Onlara karşı ihtiyatlı davranmaları gerektiğini söylüyoruz. Bir de tabii her türlü fiziki temasla ilgili bilgi veriyoruz, böyle bir durum yaşanması halinde bize söylemeleri gerektiğini anlatıyoruz. Eşim tabii daha çok anlatıyor” dedi.

 

 

ADALET Bakanı Abdulhamit Gül, çocuk istismarına karşı alınacak önlemleri belirlemek üzere altı bakandan oluşacak komisyonun bugün çalışmaya başlayacağın bildirdi. Bakan Gül, “Kastrasyon dahil tüm tedbirleri, yasayla ve yönetmeliklerle yapacaklarımız, idari tedbirlerle uygulayacağımız tüm enstrümanlarımızı, masaya yatıracağız” dedi. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ başkanlığındaki komisyonda, Adalet Bakanı Gül, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve Sağlık Bakanı Ahmet Demircan bulunuyor.

 

KADEM: ‘KİMYASAL HADIM YASALAŞMALI’  


CHPden istismarcıya ağır cezaya tam destek
KADIN ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz: “Bu konuda hem biz sivil toplum kuruluşları hem de halkın beklentisi; verilebilecek en ağır cezalarla bu insanların yargılanması ve şiddet meselelerinde sürekli dile getirdiğimiz iyi hal indirimlerinin kaldırılmasıdır. Biz ayrıca bu tarz vakalarda Danıştay kararı ile iptal edilen mevzuattaki kastrasyon (kimyasal hadım) uygulamasının yeniden revize edilerek yasalaşmasını ve tekrar gündeme alınmasını teklif ediyoruz. KADEM bu anlamda gerek devletimiz nezdinde başlatılan çalışmaların ve gerekse tüm sosyal platformlarda konu ile ilgili tartışmaların içinde yer alarak konunun takipçisi ve savunucusu olacaktır.”

CHP'den istismarcıya ağır cezaya tam destek

40.264 VAKA GELDİ

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü: “2016’da adaletin önüne 40 bin 264 istismar vakası gelmiş,13 bini ceza almış, 27 bini tutuksuz ve beraatle sonuçlanmış. Şimdi siz kastrasyonu getirdiniz diyelim bu ceza almayan 27 binin ikinci, üçüncü, dördüncü vakasını nasıl engelleyeceksiniz? Bu nedenle önce eğitim, çocuğa ebeveynlere yargıya eğitim gerekiyor. Bu kişilerin veri kaydı yapılmalı, takibi yapılmalı.”

TIBBİ UYGULAMA CEZA DEĞİL

Türk Tabipleri Birliği Genel Başkanı Raşit Tükel: “Çıkarılmak istenen yasa ile cinsel suç ve suçlu tıbbileştirilmiş oluyor. Bu kişiler suçlu, öncelikle bunun bilinmesi şart. Ceza neyse uygulanmalı. Kimyasal kastrasyon olarak ifade edilen şey testosteron düzeyini düşürmeye yönelik bir tıbbi uygulama. Kişinin onayı ve sürekli alması gerekir. İlacı kestiği zaman kişi tekrar aynı olacak. Tedavi varsa tedavinin ne olduğu tanımlanmalı, ruhsal rahatsızlık varsa bu şekilde tedavi edilmeli. Tıbbi uygulamalar ceza olarak gösterilmemeli.”

Çocuk Hakları Derneği Başkanı Bülent Gürsoy: “İktidardaki zihniyet, iki kişinin ve eşlerinin arasında kalan reşit ve isteğe bağlı bir cinsel ilişkiyi cezalandırma erkini eşlerden alıp devlete bağlama girişimini, masum çocukların zorla; taciz, tecavüz ve her türlü istismara uğramasıyla eş tutmaya, kendi dinsel inançlarının kurallarını tüm topluma dayatmaya çalışmaktadır. Çocuklara karşı; taciz, tecavüz ve istismar olayları hiçbir kayıt ve koşulda sulandırılamaz.” (Meltem ÖZGENÇ / ANKARA)

HADIMIN YÖNTEMİ BELİRLENECEK


MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu:
 Kimyasal kastrasyon sorunu tek başına çözmüyor aslında. Çünkü bu, kullanılan organların işlevsiz hale getirilmesidir. Zihniyet çok önemli. O kişi kafasına koyduysa çocuğu daha farklı yöntemlerle de istismar edebilir. Yapılması gereken çok fazla çalışma var. Toplumsal cinsiyete duyarlılık, erkek çocuklara ve kız çocuklara kendilerini koruma eğitimi verilmesi, ailelerin de eğitimden geçirilmesi de var. Cezaların caydırıcılığı çok önemli.Meclis Çocuk İstismarını Araştırma Komisyonu Başkanı Yılmaz Tunç:
Kastrasyon çok tartışılan mesele. Bu, komisyon olarak bizim de teklifimiz. Bu, kamuoyunda yanlış aktarılan bir husus. Daha önce tıbbi tedavi olarak geçti kanunda. Usulü yönetmeliğe bırakıldı, o da iptal edildi. Şimdi yasal düzenleme gerekiyor. Gerek ilaçla ilgili gerek fiziki müdahaleyle ilgili, cerrahi müdahaleyle ilgili tedbirlerin neler olduğunun sınırları yasada belirlenmesi gerekiyor. Bu tedbirin denetimli serbestlik süresinde olabilmesi, sonrasında da devamı yönünde görüşümüz var.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu: Avrupa’da gönüllülük esasına bağlı olarak insanlar bunu isterse uyguluyor. Vücut bütünlüğü önemlidir. Bir cisimle, bir aletle tecavüz diye bir şey var. Hormonlarını azalttığınız zaman o insan aynı şeyi bir daha yapmayacak değil.
( ANKARA )



Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/dusundukce-dehset-duyuyorum-cocuklarim-adina-endise-ediyorum-40749627

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN