Canan Güllü: Sahte ve sanal din insanları kadınlar konusunda hükümete ağır baskılar yapıyor

 Güllü'nan açıklamalarının satırbaşları şöyle:

Ortada birileri kadın haklarının bulunduğu noktadan rahatsızlık duyuyor çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğine doğru giden süreçte erkek elindeki egemenliği kaybetmek istemiyor. Bunun en çok kaybedildiği alan din. Sahte ve sanal din insanları hem hükümete ağır baskılar yapıyor hem de sivil toplum olarak bizleri hedefe koyuyor.

Türkiye'de kadınlar, 1800'lerden beri kadın hakları mücadelesinden hiç taviz vermeden yoluna devam ediyor. 

Türkiye, kadına karşı şiddetin oranlarının yükseldiği, özellikle 2002'den beri, bir süreçten geçiyor. Bunu medyada görünür olmaya bağladılar. Hayır, kişilerin yaşadıklarını adli sürece taşımaları ya da sosyal medya üzerinden anlatmaları ya da sivil toplum örgütlülüğünün bu konudaki yasal süreciyle beraber işbirliğine gitmelerinden kaynaklanıyor bu görünürlük. Ancak kadına karşı şiddet artıyor. 

Olayların ortaya çıkmasındaki artışta, kadın örgütlerine duyulan bir güven var. Yasal zemine bir güvenme var. Kadının başını kaldırması sözkonusu. Kadına evlilik sürecinde ve evlilik sonrası şiddet çok gündemimizde bizim. Kadın evliyken, psikolojik, ekonomik şiddete uğruyor, evlilikten vazgeçilince de boşandığı eski eşi tarafından öldürülüyor ya da yaralanıyor. 

İçeride biat etmesini bekleyen bir erkek vardır, biat etmeyen kadına şiddet uygulayarak susturacağını sanan bir zihniyet var.

Nafaka meselesi son üç aydır çok gündemde. Biz kadın dernekleri olarak nafaka için çalıştaya çağrıldık. Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın organize ettiği bir çalıştay. Biz şunu söyledik, 'nafaka, sadece kadın ya da erkek için değil yoksullaşan taraf için uygulanıyor. İçinde kadını destekleyen, erkeği arka plana iten bir hukuk yok.' 

Bir el, bir yerlerden nafakayı getirmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 100 günlük planı içine koymuş, nafaka bir sorun diye. Kaç kişiyle araştırma yaptınız, boşanma oranları nedir, süresiz nafakanın içinde kaç kişi var gibi argümanları talep ettik ve bu toplantı sonucunda bir araştırma yapılması kararı alındı.

Araştırma sonucu ortaya çıkan tablo üzerinden konuşulması kararlaştırıldı.

(Çocuk yaşta evliliklerinde erkeklerin affı konusunda) 2016 yılında 286 kişi için bir af getirilmesi söz konusuydu. Kadın ve erkeklerin mücadelesi sonucunda Meclis'e gelmedi, raflarda kaldı. 2018'de, muhalefet partilerinden vekillerinden biri tarafından 10 bin kişi için bir af taslağı hazırlandı. Ona da itiraz ettik. Hukuk merhamet adaletine doğru giderse, 286'dan 10 bine gelen bu sonuç, ilerleyen yıllarda 100 bine kadar giderek genç kadınların hayatlarını zindan edecek bir hukuk düzeni yaratacaktır. 

286'dan 10 bine gelinceye kadarki süreçte, 9 bin 750 kişinin 'nasılsa bu yasadan yararlanırım' hükmüne güvendiğine inanıyoruz. Sahada, erken yaş evlilik yaşının 10'a kadar indiğine tanıklık ettik. Daha bu tasarı konuşulurken, 'evlilik yaşı 11-12'ye kadar iniyor ki geçerse ne olur' dedik. O taslak sonra görüşülmedi. Yerel seçimler nedeniyle Meclis kapandı.

Böylesi bir yasa gelecek nesillere atılacak en büyük kazıktır. Çocuk evliliklerini gündeme getiren taraf kim? Arka planda bir siyaset işbirliği görüyorsunuz. İçeride bazı pazarlıklar yapılıyor gibi geliyor bize. 'Biz size oy veririz, siz de bu kanunları çıkarırsanız' deniliyor.

Biz cemaatlerle ne kadar yanlışa gidildiğinin farkındayız. Birilerini temizlerken, başka cemaatlerin ortama geldiğini fark ediyoruz. Kadının hakları konusunda yasal zemin üzerinde gitmeye çalışıyorlar. Kadını evde ikinci sınıf vatandaş göreceğiniz, belli argümanlarla korkutacağınız bir sistem kurma çabası. Ama korkutma ve sindirme ile bir noktaya gelemezsiniz. 

Hem nafaka hem de tecavüz önergesinde hükümet gerekli önlemi aldı diye düşünüyorum yasal süreçte gündeme getirmeyerek. Seçim sonrası ne olur bilemiyorum. Sahada bu işin bir pazarlık olarak görüldüğünü görüyorum. 

Kadın hep kullanılmak, hesaplaşmalar yapılmak istenen bir malzeme olarak görülüyor ancak kadınlar mücadeleden hiç vazgeçmedi. Cin şişeden çıktı. Onu korkutarak, ürperterek bir yere gideceklerin de bu kez sandıkta kaybedecekleri olur. Kimse kadını bir şeyler yaparken kalkan diye kullanmaya kalkmasın.

Merhamet adaletinin olduğu bir ülkede eşitlik olmaz. 8 Martı analım elbette, feminist gece yürüyüşü yine milyonlarla orayı dolduracak. Ülkenin her sathında kadınlar güçlü olduklarını gösterecek. İş dünyası şiddete karşı kendini aşmış durumda. 

Bu ülkenin iç dinamiklerine çok güveniyorum. Türkiye'nin her noktasında 'ben de varım' diyecek kadın arkadaşlar ve eşlik edecek erkekler var ve genç nesil bu konuda çok duyarlı. 

2016 yılındaki darbeden sonra yargı ve Emniyet'i vurdu. Yargıda kocaman bir pürüz var. Bu nedenle sosyal medyada kamu duyarlılığı yaratılmaya çalışılıyor. Mahkemeye sunulan belgelerde bunun altının boş olmadığı görülüyor. Sosyal medyaya müracaat hukuka güveni de sarsıyor. 

İstismarı, tacizi, tecavüzü açıklayan sosyal medya kampanyaları ile, intiharların ardında kasten öldürmelerin, cinsel istismarların olduğunun farkına varıldı.. Şule Çet gibi en az üç dava daha takip ediliyor. Hukuk kendini derleyip toparlamalı. 

Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı gibi konularda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın bir raporu yok her yıl yayınladığı. 2018 yılında bize gelen rakamlara göre, 346 kadın var öldürülen. İstismarda ensest vakalarının çokluğu ve okullarda çoklu istismara dikkat çekmem lazım.

Bir ilimizde bir öğretmenin 17 çocuğu istismar ettiğini biliyorum, Selçuk ilçesinde yine bir öğretmenin 33 çocuğu taciz ettiği davayı takip için oradaydım. Bu rakamları açıklaması gereken bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı var. Çocuk istismarında buzdağının görünmeyen yüzünden kimsenin haberi yok. Sadece size ocak ayından bu yana iki örnek verdim. Ensest konusunda belirli bölgelerde artış var. Özellikle bazı ilçelerde 'kimse görmüyor, duymuyor' diye çocuklar istismar ediliyor. Yayın yasaklarının neden konulduğu konusunda mücadele veriyoruz. 

 

 

 

 

 

Kaynak: https://ahvalnews-com.cdn.ampproject.org/c/s/ahvalnews.com/tr/node/41216?amp&fbclid=IwAR0O8CcuKZs466jn_eqcAhLI_ZjLEvKR32qeihHlBCDUfyavfeJVnv_-60Q

HABERLER&DUYURULAR

PAYLAŞILAN DOSYALAR

ÜYESİ OLDUĞUMUZ PLATFORM

DESTEK İÇİN